Merhaba!
Ben Selenga.
Bugün sihirli zaman kapım beni sessiz bir ormana götürdü.
Gökyüzünde parlak yıldızlar vardı.
Ay gülümseyerek ormanı aydınlatıyordu.
Tam o sırada küçük bir ayıcığın iç çektiğini duydum.
Yanına gittim.
“Merhaba.” dedim.
“Ben Selenga.”
Ayıcık gülümsedi.
“Ben de Minik Ayıcık.”
“Ama bir sorunum var.”
Merakla sordum.
“Neymiş?”
Ayıcık başını öne eğdi.
“Bir türlü uyuyamıyorum.”
Elini tuttum.
“Gel, birlikte deneyelim.”
Önce derin bir nefes aldık.
Sonra geceyi dinledik.
Cırcır böcekleri usulca şarkı söylüyordu.
Yapraklar hafif rüzgârla dans ediyordu.
Küçük baykuş uzaklardan “Huu huu...” diye sesleniyordu.
Ayıcık gülümsedi.
“Ne kadar huzurlu.”
Birlikte yumuşacık çimlerin üzerine oturduk.
Yıldızları saymaya başladık.
“Bir...”
“İki...”
“Üç...”
Derken ayıcığın gözleri yavaş yavaş kapanmaya başladı.
Ben sessizce,
“İyi geceler Minik Ayıcık.” dedim.
Ayıcık tatlı tatlı gülümsedi.
“İyi geceler Selenga.”
Kısa süre sonra derin bir uykuya daldı.
Ay ışığı onun yumuşacık tüylerini aydınlatıyordu.
Ben de gülümseyerek sihirli zaman kapıma doğru yürüdüm.
Tam o sırada kapım usulca parladı.
Ben de fısıldadım.
“İyi geceler.”
Bir sonraki masalda görüşürüz.
